Antalya’nın göz bebeği Kemer’de yer alan Phaselis Antik Kenti; binlerce yıllık limanları, Büyük İskender’i ağırlayan caddeleri ve eşsiz koyuyla yerli ve yabancı turistlerin cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. Bölgede yoğunlaşan kazı çalışmalarıyla tarihin yeni sayfaları aralanıyor.
Antalya merkeze yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta, Kemer ile Tekirova arasında bir mücevher gibi parlayan Phaselis, ziyaretçilerini adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Likya ve Pamfilya bölgelerinin sınırında, üç limanlı bir kent olarak kurulan bu kadim yerleşim, hem tarihi kalıntıları hem de doğal güzellikleriyle büyülemeye devam ediyor.

Büyük İskender’in Hayran Kaldığı Kent
M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in fethettiği ve hayran kalarak bir kış mevsimini geçirdiği Phaselis, Perslerden Romalılara kadar pek çok medeniyetin izini taşıyor. M.S. 129 yılında İmparator Hadrian tarafından da ziyaret edilen kent, Roma İmparatorluğu döneminde en parlak günlerini yaşamış. O dönemlerde sadece ticaretiyle değil; üretilen kereste, gülyağı ve dünyaca ünlü parfümleriyle de Akdeniz’in en önemli ekonomi merkezlerinden biri olmayı başarmış.

Kazı Çalışmalarıyla Tarih Gün Yüzüne Çıkıyor
Phaselis’te tarihi kalıntılar sadece müze raflarında değil, kentin her köşesinde canlılığını koruyor. Şehrin ortasındaki geniş antik cadde ve limanlar hala dimdik ayakta dururken, son dönemde bölgede yürütülen kazı çalışmalarının yoğunlaşması heyecan yaratıyor. Arkeologların titizlikle yürüttüğü çalışmalarla, kentin bilinmeyen yapıları ve günlük yaşamına dair yeni bulgular gün yüzüne çıkarılıyor.
Denizden ve Karadan Büyük İlgi
Günümüzde çok yönlü bir turizm deneyimi sunan Phaselis; bölgede yat turu yapan teknelerin ve mavi yolculuğa çıkanların en önemli uğrak noktası haline gelmiş olup, büyüleyici atmosferiyle özellikle haftalık turların vazgeçilmez bir konaklama merkezi olarak öne çıkmaktadır.
Antik kent, Kemer halkı için sahil ve ormanlık alanıyla piknik yapıp denizin tadını çıkarabilecekleri eşsiz bir sosyal alan sağlarken; bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de hem zengin kültürel mirası keşfetmek hem de kristal berraklığındaki sularda yüzmek amacıyla rotalarını çevirdikleri ilk durak olma özelliğini sürdürmektedir.

Hem bir açık hava müzesi hem de bir doğa harikası olan Phaselis, geçmişin ihtişamını modern turizmin dinamikleriyle birleştirerek ziyaretçilerini etkilemeye devam ediyor. ( Halil ÖNCÜ )
