Bu kış döneminde Kemer’de etkili olan sağanak yağışlar sonrası Beldibi’nden Çıralı’ya kadar tüm ilçe sular altında kalırken, vatandaşın öfkesi Kemer Belediyesi’ne yöneldi. Sel öncesi gerekli temizlik ve altyapı çalışmalarının yapılmadığını savunan mağdurlar, belediyeyi “sosyal medya üzerinden algı yönetmekle” suçladı.
Kemer, son yılların en ağır sel manzaralarından birine sahne oldu. Şiddetli yağışlarla birlikte cadde ve sokaklar nehre dönerken; evler, iş yerleri ve tarım arazileri ciddi zarar gördü. Ancak yaşanan felaketin ardından ortaya çıkan tablo, sadece doğa olaylarını değil, belediyenin altyapı ve hazırlık süreçlerini de tartışmaya açtı.



“Felaketten Sonra Değil, Önce Gelmeliydiniz”
Kemer Belediyesi’nin sel sonrası sosyal medya hesaplarından paylaştığı “Vatandaşımızın yanındayız” mesajları, Kemerli vatandaşlar tarafından tepki yağmuruna tutuldu. Sosyal medyada Kemer Belediyesi facebook sayfasına yorum yapan çok sayıda mağdur, belediye ekiplerinin yağış öncesi yapması gereken mazgal temizliği ve kanal çalışmalarını yapmadığını iddia etti. Vatandaşlar, “Selden sonra yanımızdaymış gibi görüntü vermek yaralarımızı sarmıyor; asıl iş selin gelmesini engellemekti” diyerek tepkilerini dile getirdi.


Mağdur Vatandaşlardan Başkan Topaloğlu’na “Görev” Çağrısı
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu sert bir dille eleştiren ve göreve davet eden vatandaşlar, yaşadıkları dehşeti cep telefonu kameralarıyla belgeledi. Su basan evlerini, göle dönen bahçelerini ve ulaşıma kapanan yolları paylaşan Kemerliler, canlarını zor kurtardıklarını ifade etti. Birçok mahalle sakini, “Ölümden şans eseri kurtulduk. Belediye tarafından yapılmayan çalışmaların bedelini biz malımızla ve canımızla ödemek zorunda değiliz” diyerek sitem etti.





Sosyal Medyada Eleştiri Yağmuru
Özellikle altyapı eksikliklerine dikkat çeken Kemerli vatandaşlar, belediyenin “reklam” odaklı paylaşımlarına karşı kendi çektikleri gerçek görüntüleri servis ederek adeta bir yardım çığlığı attı. İlçenin dört bir yanından gelen şikayetlerde, belediyenin kriz anındaki müdahale kapasitesinin yetersizliği ve önleyici hizmetlerin eksikliği en çok konuşulan konular arasında yer aldı.
