February 4, 2026 12:56 am

KEMER’İN ADI “KEMER” AMA NEREDE BU DUVARLAR?

Hafta başından bu yana telefonlarımıza gelen bildirimlerin, haber bültenlerindeki turuncu ve kırmızı kodlu uyarıların ardı arkası kesilmedi.

Yoğun yağış geliyor“, “Fırtına kapıda“, “Aman dikkat!” dediler. Yetkililer adeta birbirleriyle yarışırcasına uyarı üstüne uyarı yaptılar.

Peki, sormak lazım: Sadece uyarı yapınca yetkililerin sorumluluğu sona mı eriyor?

Halk arasında bir tabir vardır; “Görünen köy kılavuz istemez.” Kemer’in coğrafyasını, yağmurla imtihanını bilmek için alim olmaya gerek yok. Ancak ben, bu kentin belleğine yıllarını vermiş, eski toprakların anılarını dinlemiş ve bunları “Eskiköy’den Kemer’e Anılar” kitabımda kayıt altına almış birisi olarak konuşuyorum. Dinlediğim o eski isimlerin hemen hepsinin ortak hikâyesi seldi. Ağva Deresi’nin azgınca taştığı, kışın bereketiyle değil, hiddetiyle geldiği o yılları hep anlattılar.

Kemer’in adı nereden geliyor, hiç düşündünüz mü?

Bugün modern binaların arasında unuttuğumuz o gerçek, kentin isminde saklı. Antik dönemlerde dağlardan gelen o hırçın sel sularını dizginlemek için örülen devasa taş duvarlara, yani o “kemerlere” borçluyuz adımızı. Atalarımız binlerce yıl önce çözümün “duvar örmek“, yani suyun önünde durmak olduğunu görmüşken; biz bugün sadece “tweet atmakla” yetiniyoruz.

Evet, yağış beklenen bir durumdu!

Yetkililer “bağıra bağıra” vatandaşı uyardı. “Evden çıkmayın” dediler. En iyi önlem bu sanıldı. Ancak görüyoruz ki insanlar evinde otururken bile boğulmaktan zor kurtarılıyor. Sokakları nehir, dükkânları göle çeviren o görüntüler, bize acı bir gerçeği haykırıyor:

Uyarı yapmak, önlem almak değildir!

Eğer bir kentte alt yapı yeterli değilse, her yağmurda aynı sokaklar göle dönüyorsa, drenaj kanalları tıkalıysa ve o antik “kemer” mantığından bugün eser yoksa; orada bir yönetim zafiyeti var demektir. Tarih bize Kemer’in bir “sel bölgesi” olduğunu binlerce yıl önce fısıldamışken, bugün modern mühendislik imkânlarıyla bu görüntüleri yaşamak tam bir trajedidir.

Kemer’in isminin hakkını verin. Sadece vatandaştan önlem beklemenizi değil, o suyu dizginleyecek altyapıyı, o tarihi taş duvarların modern karşılığını inşa etmenizi bekliyoruz.

Çünkü sel gelip geçiyor ama bıraktığı o çamurlu iz, yetkililerin karnesi olarak hafızalarda kalıyor.

Halil ÖNCÜ / KEMER

By admin

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *